Afrika Dinleri

0
167
Okunma

Çeşitli İnanç Sistemleri İle Dolu Olan Afrika:

Afrika halkının dinsel olarak dünyası Avrupa dinlerinden oldukça farklıdır. Avrupa dininin temelinde yatan bir çok kavram içerisinde Mısır, Hint ve Avrupa etkisini birarada görmek mümkündür. Bu sebeple de çeşitli inanç sistemleriyle dolu olan Afrika’nın dinsel yaşamını bütünü ile kavramak oldukça güç bir durumdur.


Afrika Asıllı İncelemecilerin Afrika Dinlerine Katkısı:

Afrika’daki yerli dillerin yeterince öğrenilmesi ve Afrika asıllı incelemecilerin katkıları sayesinde Afrika dinleri daha çok bir açıklık kazanmış, dinsel olguları açıklamak için gerekli olan terim ve kavramları saptamak bu sayede bir hayli kolaylaşmış ve basitleşmiştir.


Afrika’da En Çok Varlığını Sürdüren Dinler:

Afrika’da var olan ilkel ve çağdaş dinler arasında en çok yer alan inanışlar: Animizm, Fetişizm ve Totemizm inanışları yaygınlık göstermektedir. Özellikle Orta Afrika bölgesinde, Asya ve Pasifik Okyanusu’nun bazı çeşitli adalarında, hâlen, tahmini olarak 140 milyon civarında insanın kabul ettiği inanış şekli olan Animizm yani(Canlıcılık) inanışına göre, yalnız canlı varlıkları değil cansız varlıkları da, birer rufa yönetebilmektedir.


Afrikada “Animizmi” İnanışının Varlığı:

Animizmi dinini, tabiatta insan ruhuna az çok benzer ruhlar bulunduğunu kabul eden din çeşidi olarak tanımlayabiliriz. Afrika‘da Animizm dini, yaygınlık olarak islam dininden hemen sonra gelmektedir. Yapılan istatistik ve araştırmalara göre Afrika’da yer alan müslüman sayısı 102 milyon, Animist sayısı 95 milyon, Hıristiyan (katolik, protestan ve kıptî) sayısı ise, yaklaşık olarak 60 milyonluk bir Afrika nüfusunu oluşturmaktadır.


Animizim Dini Ne Anlama Gelmektedir?

Animizm terimini, ilk defa 1871 yılında antropolog E.B. Taylor “ruhsal varlıklar” a inanma anlamında kullanmıştır. Taylor’a göre Animizm dini, tikel ruhların ölümden ya da bedenin tahribinden sonra da yaşamaya devam ettikleri inanç çeşidine dayanmaktadır. Bu inanışa göre ruhlar, önem derecelerine göre, değişik düzey ve seviyelerde yer alan ve tikel ruhlardan tanrılara kadar uzanan bir hiyerarşi ortaya çıkarmaktadır.


Taylor’un Ruh Kavramını Rüya ve Hayallerde Temellendirmesi:

Taylor, “ruh” kavramının kökenini, insanların rüyalarında ve hayallerinde temellendirmiştir. Taylor’a göre ilkel insanlar, özellikle uyku esnasında ruhun bedenden ayrılıp dolaştığını, değişik biçimler aldığını düşünmüştür. İnsanın ölümünde de ruhun, ama bu defa sürekli olarak, bedenden ayrıldığını sanmışlardır.

Çağdaş antropoloji açısından kesinlikle bilinen bir şey varsa o da, birbirinden çok farklı kültür ortamlarında yaşayan insan topluluklarının tümünde “hayalet-ruh” kavramının bulunduğu düşüncesidir. Taylor, bu verileri baz alarak “Animizm” inanç çeşidini, dinlerin evreminde bir başlangıç aşaması olarak görmüştür.


Animizmde Ruh Gücü Unsuru:

Animizm inanışına göre: ruhun bedenden çıktıktan sonra başıboş kalmadığına, canlı ya da cansız başka nesnelere de hayat verdiğine, başka bir deyişle “ruh gücü”ne inanır. Yalnız hayvanlar yada bitkiler değil, taşlar bile, ölüm unsuru ile bedenden ayrılan insan ruhu için birer barınak oluşturup meydana getirir.

Animizm’e göre: ruhun bedenden kesinlikle ayrılması için, ölümü beklemek de şart bir durum değildir. Ruh, geçici bir süre için bedenden ayrıldıktan sonra, canlı ya da cansız başka bir bedene geçebilir ve girebilir, daha sonra yeniden eski bedenine dönebilir. Dinsel anlamda Fetişizm düşüncesi de bu Animizm inancına bağlanmaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin