Ayakkabı Giymenin Tarihi ve Kökeni

0
586

Vücudumuzun Taşınmasında Büyük Rol Oynayan Ayaklarımız:

Ayak kısmımız yere sabit bir şekilde basarak vücudumuzun tüm ağırlığını komple taşıyabilme özelliğine sahiptir. İnsanın gövdesinde yer alan en ağır görevi ayaklar üstlenmektedir. Yetişmiş ve olgun bir insanın vücut bölgesinde tam 206 kemik bulunmaktadır.

Bu yer alan kemiklerin neredeyse dörtte biri, yani 62 tanesi ayak ve bacaklarımızda yer alır. Vücut ağırlığımızı taşıyan ve hareket sistemimize yardımcı olup bunu sağlayan bu organımızın ilk dikkat gerektirecek bakımı ayakkabı etkeni ile başlar.

Ayak Tabanımızın Yapısı Nasıldır?

Ayak kemik kısımlarımız yere düz bir şekilde basmayan bir özelliktedir. Taban çukuru dediğimiz bu içbükey bir kubbenin iki ucuna ve kenar bölgelerine basılır. Ayağımızın taban bölgesinin yapısı oldukça karışık bir haldedir.

Bu ayak taban kısmında birçok kas, kiriş, damar ve sinir gibi hayati etkenler yer almaktadır. Vücudumuz içerisinde bulunan kasların içinden en güçlü kas ayak tabanı kısmında bulunur. Bu kısım insanın en hassas bölgelerinden bir tanesi olup bu bölgeyi korumak ve iyice sağlık açısından muhafaza etmek insan hayatı için çok önem arz etmektedir.

Ayakkabıyı Meydana Getiren Parçalar:

Genel olarak bazı ayakkabı çeşitleri taban ismi verilen ve kullanıldıkça daha fazla eskiyen kalın yapıda olan bir alt takım parça ile saya ismi verilen, ayağı saran daha çok ince bir üst parça çeşidinden meydana gelir. Ayakkabılar Dünya içerisinde çok farklı iklim yapılarına sahip bölgelerde yaşayan insanların yaşam koşullarına göre değişkenlik gösterdiği gibi tarih boyunca moda yapılarında ayakkabıların, çeşit ve şekilleri üzerinde çok etkili bir şekilde rol oynanmıştır.

Tarihte En Eski Ayakkabı İzine Nerede Rastlanmıştır?

Tarihte İspanya develtinde yer alan 12 ve 15 bin yıl öncelerine ait olan mağara resimlerinde erkeklerde deri, kadınlarda ise kürkten meydana getirilmiş giysi ve elbise çeşitleri görülüyor, ama Dünya’daki en eski tarihli ayakkabı izine, kuruyan çamur içinde sertleşmiş bir vaziyette günümüze kadar kalmış olarak Mezopotamya bölgesinde rastlanmıştır.

İlk Ayakkabı Tarzı Nasıl Olmuştur?

Günümüz tarihinde anlam ve şekil itibari ile ayakkabının ilk olarak sandalet tarzında sıcak iklim yapısına sahip ülkelerde ortaya çıktığı sanılan bilgi‘ler arasındadır. Tarihteki ilk ayakkabı çeşitleri ham deri ve ayağın içine girebileceği şekilde bir zarf haline getirildikten sonra yapılırdı. Bu ayakkabı çeşidi ayağın alt tarafını kızgın ve sıcak kumlardan, üst tarafını güneş ve aşırı sıcaktan koruyorlardı.

Eski tarih devirlerinde sandaletlerin sadece ev içerisinde giyildiği tahmin edilmektedir. Hititler bugün Anadolu topraklarında çok az sayıda da olsa hala kullanılan çarıklara benzer ayakkabı çeşitleri giyerlerdi.

Arabanın Arkasına Ayakkabı Bağlama Ne Anlama Gelmektedir?

Ortaçağ içerisinde kızı evlenen bir baba onun üzerinde yer alan otoritesini evleneceği adama bir ayakkabı töreni gerçekleştirerek devrediyordu. Günümüz tarihinde ise bazı Batı ülkelerinde yeni evlenen çiftlerin arabalarının arka kısmına ayakkabı bağlama adeti de o günlerden, kız babasının damadına kızının ayakkabılarından birini vererek, artık onun himayesine girdiğini anlamını belirtmesi adetinden kalmış ve bugüne kadar devam etmiştir.

Ayakkabının Tarihteki Moda Yolculuğu:

Avrupa kıtasında 11. yüzyıldan 15. yüzyıla kadar sivri buruna sahip olan ayakkabılar moda oldu. Ortadoğu bölgesinde ise ayağı kızgın kumlardan korumak maksadı ile yüksekte tutabilmek için ayakkabılara topuk özelliği ilave edilmiş oldu. Avrupa bölgesinde 16. ve 17. yüzyıllarda bütün ayakkabıların topukları kırmızı renk çeşidine boyanma adeti vardı.

İki Ayak İçin Eş Ayakkabılar Ne Zamana Kadar Kullanıldı?

19. yüzyıla gelene kadar tüm Dünya’da her iki ayak için de eş ayakkabı çeşidi kullanıldığını yani bu ayakkabının sağ sol farkının olmadığı bilinmektedir. Sağ ve sol ayaklar için ayrı ayrı ayakkabı üretimine ise ilk defa ABD ülkesinde, Philadelphia‘da başlanmıştır.

Bot ve Lastik Ayakkabıların İlk Üretimi:

Altı lastikli bir yapıda olan ayakkabılar ilk defa 1916 tarihinde yine ABD ülkesinde yapıldı. Bunlara ‘ket’ (ked) ismi verilmiş oldu. Botların üretimi ise ata binmenin yaygın bir derecede olduğu soğuk ve dağlık bölgeler ile sıcak ve kumlu çöllerde ortaya çıkmış oldu.

Kadınlar için ise ilk bot çeşidi 1840 yılında Kraliçe Victoria için dizayn edildiği bilinmektedir. Bağcıklı bir tarzda rahat yürüyüş ayakkabı çeşidi ise 1. Dünyâ Savaşı esnasında ortaya çıktı.

Bizim ecdadımızın Osmanlı Türkleri’de deri işleme sanatının çok gelişmiş bir düzeye gelmesi ve özellikle Yeniçeri Ocağı’nın at binme işleminde uygun olan yumuşak yapıda deri çizmelere gösterdikleri ihtiyaç nedeni ile ayakkabıcılık işi çok gelişmiştir.

Uzaya Giden Ayakkabı Dünya’ya Neden Getirilmedi?

Ay semalarına ilk defa ayak basan astronot olarak bilinen Neil Armstrong’un ayakkabılarını dönüş yolculuğunda herhangi bir hastalık veya bilinmeyen bir kirlenme tehlikesine önlem alma amacı ile Dünya’ya getirilmeyip uzayın derin boşluklarına bırakılmıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here