Dini Tasavvufi Halk Edebiyatı Nedir?

0
509

Tasavvuf Ne Anlama Gelir?

Tasavvuf, Türkler İslamiyet’i kabul ettikten hemen sonra Anadolu topraklarında kendini göstermiş olup, Tasavvuf düşünürlerine ise “mutasavvıf” tanımı verilir. Mutasavvıf’ların görüşlerine göre, Allah(c.c.)’a bilmeden O’na ulaşılması mümkün değildir. Dini ve tasavvufi halk edebiyatı, Allah(c.c.) aşkı, doğruluk, nefse hakim olma, güzel ahlak, iyi toplum gibi konular bütününü işler.

Tasavvufi Şathiye:

Şathiye, tekke şairlerinin tasavvuf konularını örtülü bir tarzda işledikleri ve Tanrı’ya senli benli gibi bir söyleyiş ile seslendikleri şiir türü anlamına gelir. şathiyeler içerisinde dinsel inançlar konu edilinip, zaman zaman alaycı bir dil tarzı kullanılmaktadır.

İlk bakışta saçma sanılan bu sözlerin, yorumlandığı zaman tasavvuf ile ilgili kavramlara yer verildiği görülmektedir. Şeriat yapısına aykırı veya anlamsız gibi dile getirilmiş şathiye çeşitleri, varlık birliği inancına bağlı olan bir çeşit görüşleri yansıtır.

Tasavvufi Manzum Eserler:

Manzum eserler, şiirsel bir özelliğe sahip olup, dini ve tasavvufi halk edebiyat ürünleri anlamını taşımaktadır.

Nefes Nedir?

Nefes, Alevi ve Bektaşi olan bir takım şairlerin, ayinler ve meclisler içerisinde ezgi ile birlikte okunan, koşma tarzında olan şiir türleridir.

Nefes Örneği:

Eşrefoğlu al haberi
Bahçe biziz bağ bizdedir
Biz de mevlanın kuluyuz
Yetmiş iki dil bizdedir.

Erlik midir eri yormak
Irak yoldan haber sormak
Cennetteki ol dört ırmak
Coşkun akan sel bizdedir.


Tasavvufi Nutuk

Tasavvufi Nutuk, tarikat içerisine yeni girmiş olan dervişlere, tarikat derece ve mevkilerini, tarikat adâbını öğretmek maksadıyla söylenmiş şiir türlerine denir.

Tasavvufi Nutuk Örneği:

Evvel tevhid sürerler mürşid dilinden
Erişir canına fazlı Hüdânın
Kurtulursun emmarenin elinden
Erişir canına fazlı Hüdânın.

İkincide verir “lafzatu’llâh”ı
Anda keşfederler sıfatu’llâh’ı
Hasenat yeter der eder günâhı
Erişir canına fazlı Hüdânın.


Tasavvufi İlahi:

Türk Halk Edebiyatı içerisinde din ve tasavvuf konularında, ezgi ile söylenen şiir türlerine İlahi denir. İlahi’nin özel bir biçimi bulunmamaktadır. Koşma tarzı semai biçimlerde meydana gelir. 7 ve 8 hece çeşitlerinde olanları genellikle dörtlüklerden oluşup, 11 ve daha fazla heceli olanları ise beyitlerden meydana gelir.

Tasavvufi İlahi Örneği:

Aşkın aldı benden beni
Bana seni gerek seni
Ben yanarım dün ü günü
Bana seni gerek seni

Ne varlığa sevinirim
Ne yokluğa yerinirim
Aşkın ile avunurum
Bana seni gerek seni

Aşkın aşıklar oldurur
Aşk denizine daldırır
Tecelli ile doldurur
Bana seni gerek seni…
(Yunus Emre)


Tasavvufi Devriye:

Tasavvufi devriye, özellikle Alevi ve Bektaşi Edebiyatı içerisinde, tasavvuf düşüncesinin devir kuramı konusu ile alakalı olan şiir türleridir. Destan, koşma, nefes, ilahi gibi çeşit ve biçimlerde yazılmakta olan türlerdir.

Tasavvufi Devriye Örneği:

Cihan var olmadan ketm-i ademde
Hak ile birlikte yektaş idim ben
Yarattı bu mülkü çünkü o demde
Yaptım tasfirini nakkaş idim ben

Anasırdan bir libasa büründüm
Nar’ü, hak’ü, bad’ü, ab’dan göründüm
Hayrül beser ile dünyaya geldim
Adem ile bile bir yas idim ben.


Mensur Eserler:

Mensur Eserler, düz yazı (nesir) bir biçimde yazılmış olan yapıtlara denmektedir.

Mensur Eser Örneği:

Kuşlara benzer kelimeler, odana dolarlar bir akşam. Nereden gelirler bilinmez. Kah çığlık çığlığadırlar, kah sesleri işitilmez. Çiçeğe benzer kelimeler: turuncu, erguvan, beyaz. Bir rüzgar sürükler hepsini. Bulutlara güven olmaz. Saçlarından yakalayamıyorsun zamanı, mısraa, şarkıya kaybedemiyorsun. Ve sükut medar ormanlarındaki bitkiler gibi büyüdükçe büyüyor. Senin türben kelimeler. Yuvarlanırken tırnaklarını kağıda geçirmek istiyorsun; kağıda, yani ebediyete. Zavallı çocuk, bilmiyorsun ki ebediyet sümüklüböceğin izleri kadar aldatıcı.
Cemil Meriç


Tasavvufi Fütüvvetname:

Fütüvvetle ile ilgili değerlendirmelerin ve geleneklerin yer verildiği, fütüvvetin ilkelerini, tarihini, niteliklerini, törelerini konu edinen yapıtlara verilen bir isimdir. Bu yapıtlarda, fütüvvetlerin özellikleri açıklanıp, fütüvvet yoluna girerken uyulması gereken kurallar detaylı bir şekilde belirtilir. Günümüze tarihine ulaşan en eski fütüvvetname, 10. yüzyılda mutasavvıf Sülemi tarafından yazılan Arapça eseri Kitab ül-fütüvve‘dir.

Sülemi, yapıtları içerisinde füttüvetin kurallarından, yol ve yordımından söz etmektedir. Fütüvveti uygunsuz davranışlardan kaçınmak, Tanrı’ya büyük bir bağlılıkla itaat etmek, ahlak üstünlüklerini ve güzelliklerini korumak şeklinde tanımlamaktadır.

Tasavvufi Fütüvetname Örneği:

“Adem gibi özür dilemek, Nuh gibi iyi, İbrahim gibi vefalı, İsmail gibi dürüst, Musa gibi ihlaslı, Davud gibi cömert, Eyüb gibi sabırlı,  Hz. Muhammed gibi merhametli, Ömer gibi adaletli, Ali gibi bilgili olmak”
(Sülemi fütüvveti)


Deme Edebiyat Türü:

Deme edebiyat türü, Türkmen Alevi ve Bektaşilerinin, aşık tarzda olan halk edebiyatı nazım çeşidi olan nefese verdiği isim çeşididir.

Gazavetname Edebiyat Türü:

Gazavetname Edebiyat Türü, Türk Edebiyatı içerisinde, savaşları konu edinen yapıtlara verilen addır. Gazavetname edebiyat çeşidi ile daha çok din düşmanları üzerine, gazilerin düzenlemiş olduğu akın ve savaşları, bu esnada gösterilen kahramanlıkları anlatan yapıtlar bununla beraber dile getirilir.

Bir kentin ya da bir kalenin alınmasını konu edinen yapıtlar bütününe “fetihname”, düşmanın yenilgisi ile biten savaşları konu edinenlere ise “zafername” tanımı yapılmışsada, bu gibi farklılıklar daha sonraları birbirine karıştırılmış olup bunların tümüne birden “gazavetname” ismi verilmiştir.

Tasavvufi Menakıbname:

Tasavvufi Menakıbnameler içerisinde kahramanların, din ulularının, tarikat büyüklerinin hayat ve yaşamları, gösterdikleri kerametler yer almaktadır. Bu anlatım çeşidinde yer alan kahramanlar, olağanüstü derecede nitelikler taşır, olağanüstü işler gerçekleştirirler.

Tasavvufi Menkıbname Örnekleri:

Türkiye’de menâkıbnâmelerin en tanınmışı ve bilineni Mevlânâ’yı konu edinmesi sebebi ile de daha çok tanınan Eflâkî’nin “Menâkıbu’l-Arifîn” isimli eseridir.

Kâtip Çelebi’nin “Keşfü’z-Zünûn …” adlı eserinde ise 50 nin üzerinde menâkıb (mezhep imamları, din ve tarikat büyükleri v.b. gibi) söz edilmektedit.

Menâkıb-ı Sipehsâlâr; Mevlânâ’dan, babasından, halifelerinden ve müritlerinden bahsetmektedir.

Battalname Edebiyat Türü:

Battalname, Battal Gazi’nin menkıbeleşmiş yaşamı üzerine kurulmuş destansal halk hikayesinden meydana gelmiştir. Yapıt içerisinde, Battal Gazi’nin tarihsel kişiliği çerçevesi içerisinde oluşan menkıbelerin yanısıra, başkalarına ait olan kahramanlıkların Battal Gazi’ye mal edilmesi ve hikâyecinin düşsel katkısı ile meydana gelen; böylelikle gerçek tarihten son derece uzaklaşan serüvenler anlatılmaktadır.

Battal’ın adı çerçevesinde oluşmuş 2 tane halk hikayesi mevcuttur. Bunlar: Arapça “Z’at ül-himme” (halk dili ile Zelhimme) ile Türkçe olan “Battalname”dir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here