Kasım 2000 ve Şubat 2001 Ekonomik Krizi

0
699

Ekonomik Kriz Döneminde Yaşananlar;

Kasım 2000 yılının 2. yarısında artan likidite(para ve ticaret işlemlerinde kullanılabilen kısa vadeli anamal.) sıkışıklığı sebebi ile su yüzüne çıkan ekonomik kriz, mali piyasalarda çok derinden sarsıntılar meydana getirdi. Bazı Bankalar hakkında ortaya atılan dedikoduların giderek artması, bazı bankacı ve işadamlarının tutuklanma süreci ile başlayan süreç, piyasalar üzerindeki gerginliği bir hayli arttırdı.


Kısa Süre İçerisinde Yaşanan 7 Milyar Dolarlık Döviz Çıkışı;

Borsa satışların adeta yüksek etkisi altında kalarak 1999 yılındaki seviyelere kadar gerilerken, bu durumdan sonra gecelik faizlerde rekor derecede bir artış yaşandı. Kısa bir süre içerisinde Türkiye’den tam 7 milyar dolarlık bir döviz çıkışı gerçekleşmiş oldu. Mevcut Hükümetin bu büyük krizin önünü kesebilmek için aldığı bir takım tedbirler hiçbir işe yaramazken, IMF’den Aralık başında sağlanan 10.4 milyar dolarlık ek destek gerginliği biraz olsun ancak yatıştırabilmişti.


Ekonomik Kriz Resmen Başlıyordu…

Kasım 2000 tarihinin ortalarında piyasadaki sıkıntı git gide artarak hissedilmeye resmen başladı. Bankalar hakkında çıkan dedikodular var olan sistemin daha da tıkanmasına adeta aracı oldu. 8 Kasım 2000 tarihin’de Global Menkul’un sahibi olan Kutman’ın başlatılan banka operasyonları çerçevesinde tutuklanmış olduğu söylentileri, 13 Kasım tarihin’de Egebank’ın eski sahibi olan Hüseyin Bayraktar’ın da gözaltına alınması ve Yurtbank’ın da sahibi olan Ali Balkaner ile oğlu Hakan Balkaner’in Mali şube’de sorgulanması olayları gergin ve panik havasını adeta körüklemiş oldu.

Yaşanan bu kritik düzeydeki gelişmeler yatırımcıların bono piyasasından resmen kaçmasına zemin hazırlarken, 16 Kasım tarihin’de repo faizleri hızla yükselişe geçti. 17 Kasım günü Türkiye’den tam 109 milyon dolar çıktı. Merkez Bankası piyasaya para dağıtarak yaşanan sıkışıklığı gidermeye çalıştı ancak, 20 Kasım tarihinde mali piyasalardaki krizin ilk kıvılcımı Borsa’da yaşanmış oldu.


İMKB 7.1 Oranında Gerileme Yaşadı;

İMKB Ulusal-100 Endeksi yüzde 7.1 oranında gerilemiş oldu. Yaşanan bu gelişmelerden rahatsız olan yabancılar, borsa ve bonoda yer alan portföylerini bozup dövizlerini yanlarına alarak Resmen Türkiye’yi terk etmeye başlamış oldular. Bono faizleri % 50 seviyelerinde kalırken gecelik repo faizleri ise % 100’ün üzerine çıkmış oldu.


Piyasa, Ortaya Atılan Dedikodulara Adeta Teslim Oldu;

Demirbank’ın adeta içine düştüğü bunalım daha da artar iken banka hakkında ortada dolaşan söylentiler iyice yayılmaya başlandı. Yaşanan bu gelişmeler karşısında dönemin Başbakanı Ecevit, ekonomide dolaşan asılsız dedikodulara itibar edilmemesi gerektiği çağrısında bulundu. Zamanın BDDK Başkanı Temizel de bazı bankaları uyarırken bu kadar dedikoduya ABD’de yer alan bankaların bile dayanamayacağını söyledi. Piyasalar, hükümetten yapılan çağrılara ve gelen uyarılara kulak asmadı.


Borsa Düşmeye Devam Ediyordu…

28 Kasım tarihinde Borsa hızını alamayarak % 9 daha gerileyerek, 9.646 seviyesine indi. % 90’lara kadar gerileyen gecelik faizler bir anda % 240 seviyesine kadar fırladı. Yaşanan bu durumlardan ötürü bazı bankalar piyasaya likidite(para ve ticaret işlemlerinde kullanılabilen kısa vadeli anamal.) vermek istemedi. Merkez Bankası‘nın döviz rezervi hızla erimeye devam ediyordu. BDDK Başkanı Temizel ve Merkez Bankası Başkanı Erçel, 19 piyasa yapıcı bankanın temsilcileri ile İstanbul’da bir araya gelip toplandı. Ertesi gün ise dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, ekonomi kurmaylarını toplayarak piyasalarda yaşanan olumsuz dalgalanmayı masaya yatırdı. IMF ile acil bir şekilde yardım paketi için görüşmeler başlamış oldu. Sistemden çıkan para tam 6 milyar dolar gibi yüksek bir seviyeye yaklaştı.


İMF Acilen Yardıma Koştu!…

30 Kasım tarihinde Merkez Bankası‘nın döviz karşılığı olarak piyasaya para vereceği açıklaması, piyasalardaki gecelik faizleri % 400 gibi yüksek bir seviyeye tırmandırırken, bu arada Borsa % 8 daha gerilemiş oldu. IMF, Türkiye’ye yardım planı için acilen toplanmak zorunda kaldı.

Bu arada IMF’nin istekleri doğrultusunda dönemin Bakanlar Kurulu, Telekom’un yüzde 33.5’lik bölümünün özelleştirilmesi ve yönetim yetkisinin verilmesi ile, motorlu taşıtlar vergisi ve taşıt alım vergisinin yılbaşından itibaren yüzde 60’lara yükseltilmesi gibi bunun LPG’li araçlar için 5 kata kadar artırılabilmesini kararlaştırdı. Kamu bankaların özelleştirilmesi amacı ile yeniden yapılandırma komisyonu oluşturulmuş oldu.


İMF’den Gelecek Olan Para Piyasayı Bir Anda Rahatlattı;

Merkez Bankası 1 Aralık tarihinde piyasaya likidite(para ve ticaret işlemlerinde kullanılabilen kısa vadeli anamal.) vermekten vazgeçince dövize hücum bir anda azalırken ciddi boyutlara varan TL sıkışıklık nedeni ile gecelik repo faizleri % 1.700’lere kadar çıkmış oldu. Borsa 7.977 seviyesine kadar indi. Yaşanan bu olumsuz gelişmelerin hemen ardından gelen IMF ile anlaşıldığı yönündeki haberler Borsa’yı bir anda % 20 civarında yükseltti. Gecelik faiz oranları % 1.500’lerden 180’lere kadar indi. 6 Aralık günü ise Başbakan Ecevit’in IMF’den 10.4 milyar dolar geleceğini söylemesi üzerine gergin seyreden piyasalar, sonunda rahat bir nefes almış oldu. Aynı gün içerisinde Demirbank ve Park Yatırım Bankasına da el konulmuş oldu.


Gelen Uluslararası Destekler Sevindirdi;

Aralık ayı içerisinde uluslararası kuruluşlardan Türkiye’ye yönelik gelen olumlu destek moralleri bir anda üst seviyelere taşıdı. Moody’s(Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu.), Türkiye’nin ülke döviz ve döviz cinsinden mevduat notlarını B1 ve B2 olarak teyit etmiş oldu.

Moody’s yaptığı açıklamasında, ülke görünümünün de olumlu yani(pozitif) olarak korunduğunu bildirdi. Hazine, uluslararası bankalardan sağladığı 1 milyar dolarlık sendikasyon kredisine ilişkin anlaşmalar imzalanmış oldu. Türkiye’nin, Uluslararası Para Fonu (IMF)’den sağladığı 10.4 milyar dolar kredinin 2.8 milyar dolar tutarındaki dilimleri 28 Aralık tarihinde Hazine hesaplarına geçmiş oldu.


Yeni Yıl ile Birlikte Yeşeren Yeni Umutlar…

Borsa yeni yıla 9.437 seviyesinde, dolar ise 677 bin, mark da 322 bin liradan başlamış oldu. Bankacılık sektörünün sorunları ciddiyetinin farkına varan hükümet bu konuda hızla çalışmalar başlattı. Bankaları artık mercek altından ve yakından izleyen dönemin hükümeti, ihalelerde yüksek faiz teklifi verilmemesi konusunda uyarılarda bulundu. Yüksek gerilimler sonrası sakinleşen piyasalarda faizler % 50’nin altına kadar düşünce, İMKB(istanbul mekul kıymetler borsası.) 11 bin puanın da üzerine çıktı. Hala üzerindeki tedirginliği bir türlü atamayan piyasalara moral verme sırası IMF ve Dünya Bankası’na gelmişti.


Sonunda Sevindirici Haber İMF Başkan Yardımcısından Geldi.

İMF 1. Başkan Yardımcısı Fischer, Türkiye’nin krizden hızla çıktığını ilan edip söylemiş oldu. Ardından Dünya Bankası Başkanı olan James Wolfenson, Türkiye’nin krizden çıkmaya başladığınıda da 2. İsim olarak duyurmuş oldu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here