Yazının Tarihi ve İletişim Araçları

0
335

Yazı Nedir?

Yazı, en genel olan tarifi ile, ağızdan çıkan sözcük ve seslerin, kulak ya da jest yardımı olmaksızın,Yazının Tarihi ve İletişim Araçları gözle görülebilen, bazen de dokunulabilen işaretler halinde biçimlendirilerek kaydedilmesini sağlayan bir çeşit araçtır. Ayrıca yazı, insanlık alemini etkileyen en büyük buluşlardan bir tanesidir.

İletişim Araçları ve Fikir Yazıları:

İnsanlık alemi varolduğu günden beridir, duygu ve düşüncelerini başka insanlar ile paylaşabilmek için, çok çeşitli iletişim yolları bulmuştur. Bunların ilk örnekleri arasında, günümüzde dahi pek çok toplum tarafından kullanılan görsel işaretleri, yani ateş, duman ve ışığı ya da akustik işaretler olarak adlandırdığımız, davul ve ıslık çalmayı kaynak olarak gösterebiliriz.

Ancak bütün bu anlaşmada yardımcı olan etkenler zaman ve alan açısından sınırlanmıştır. Yani mesaj verildikten hemen sonra kaybolma özelliğini taşırlar. Ayrıca tekrar edilmedikleri sürece başa alınma olanak ve imkanları maalesef yoktur.

Hepsi sadece az ya da çok birbirine yakın bölgede bulunan kişiler arasındaki iletişimde kullanılabilirler. Alan ya da zamanla kısıtlanmamış bir yol arama ihtiyacı, insanları çeşitli nesnelerin belirli bir sıraya göre yanyana dizilmesinden oluşan “nesne yazısı”, daha çok hayvancılıkta kullanılan “sayma çubukları”, yine belirli aralıklarla düğümlenmiş iplerden meydana gelen “quipu düğüm yazısı”, bir mesaj vermek üzere kaya üzerine yazılan veya çizilen resimler anlamına gelen, “petrog-ramlar ve petroglifler” gibi iletişim sistemlerine götürdü.

Bu anlaşma tekniklerinde da, nisbeten kalıcı olmalarına karşın, belirli durumlarda, kısıtlı sayıda mesajı iletebilirler ve daha önemlisi yanlış ya da farklı algılanma olasılıkları çok yüksek derecelerdedir.

İletişimde Kullanılan Kil Semboller:

Genel anlamda “fikir yazısı” olarak adlandırdığımız bu sistemler içinde, kendine Eski Önasya Dünyası’nda geniş yayılım alanı bulan, token veya Latince adıyla calculi (hesap taşları) adı verilen küçük kil semboller, yazıya geçiş sürecinde ayrı bir yer tutan nesnelerdir.

Kilden yapıldıktan sonra, pişirilerek sertleştirilmiş ve çoğunlukla üzerleri şekillere ayrılmış, çeşitli formlardaki bu calculi veya hesap taşlarının her biri farklı bir nesneye karşılık geliyor ve ticareti yapılan malların türü ve ölçüsü hakkında bilgi amaçlı kullanılıyordu.

Sümer’de yer alan ve Uruk şehrinden bir kişi, Elam’ın Susa kentindeki başka birine üç testi susam yağı göndermek istiyor. Bunun için Sümerli yağ yerine kullanılan sembollerden üç tane alıp, bunları bir ipe geçirerek bağlıyor, bir başka kil topağı ile de mühürleyip bu sayede o zamanda malının güvenliğini sağlıyordu.

Bazen de bu sembolleri yumuşak ve nemli bir kil topağıyla sararak, içi görünmeyen bir top haline getiriyor ve her tarafını mühürlediği bu topun üzerine içindeki sembol sayısı kadar da şekillerini basıyordu.

Mal Alışverişi Esnasında Bu Yöntemle Nasıl Anlaşılırdı?

Malı getiren kişi, bu “makbuz”u Susa’da yer alan kişiye iletmek gibi bir zorunluluğu vardı. Böylece oradaki ticaret ortağı, ilk bakışta malın türü, miktarı ve gönderen kişi hakkında bilgi sahibi oluyordu. şüphelendiği bir durumda ise, topu kırarak, içindeki sembollerle elindeki malı karşılaştırabilme hakkına sahipti.

Hesap Taşlarının Ticarete Olumlu Etkisi:

“Hesap taşları”, çeşitli diller kullanan toplumlar arasında, uzak mesafelerde anlaşılabilmesi nedeni ile, özellikle ticaret sisteminde son derece kullanışlı bir araçtı. Bu sembollerin, daha sonra yazıya geçildiği dönemlerde de, aynı şekilleri ile kil tabletler üzerine çizilmiş olduğunun saptanması ile, daha fazla önem kazanmıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here